Pembe renginden sıyrılmış mavi renkli kadınlar

0
112
Pembe renginden sıyrılmış mavi renkli kadınlar

Pembe renginden sıyrılmış mavi renkli kadınlar denilince akla güçlü kadınlar gelmektedir.Oysa ki her kadın güçlüdür ve içindeki gücün sadece kendisi farkındadır.

Hayatın odak merkezinde bulunan kadınlar için her sorumluluk ayrı bir değer taşımaktadır.Bazen daha ağır bazen daha kaldırılabilir fakat her zaman değerli.İster kendini evine adamış olsun ister çalışma hayatına…Her seçim kadınlar için ayrı bir vazgeçiştir.Nasıl mı?

Örneğin çalışma hayatına sahip bir kadın sabah uykusundan, sık sık yapılan arkadaş toplantılarından vazgeçmiştir.Evinde zaman geçiren kadın ise ekonomik özgürlüğünden vazgeçmiştir.Bazen seçimlerimizi değil şartları yaşarız.Mevcut durumların gerektirdiği gibidir her şey.

Kadınlar bir tamamlayıcıdır.Olmasa olmazdır.Kadın kelimesi içerisinde çokça sıfat barındırmaktadır.Anne, kardeş, sevgili, eş…Hangisi olursa olsun yeter ki olsun.Ülkemizde kadınlar gününü kutlamak son zamanlarda popüler hale gelmiştir.8 Mart emekçi kadınlar günü aslında son derece acı bir olay ile kutlanmaya başlanmıştır.Haklarını savunmak isterken çıkan fabrika yangınında 129 kadın işçinin Amerika’nın New York kentinde can vermesi ile anılma iken kutlamaya dönüşmüştür.Kadınlar gününü kutlamak denilince akla çiçekler gelir.Oysa ki kadınlar zaten çiçektir.Kadınlara gereken çiçekler verilmesi değil, daha yaşanılabilir bir dünya vermektir.Nasıl mı?

Saatin önemi olmadan dışarıda geçirilen zaman, çalışma hayatında önüne koyulmayan setler, dilediğini giyinebilmek, şiddetin her türlüsüne engel olunan ve yaşama hakkının elinden alınmadığı yaşanılabilir bir dünya.Kadınların temel isteği aslında kendisine saygı duyulmasıdır.Her ne kadar toplum bilinci oluşmaya başlasa da ne yazık ki henüz oluştuğu söylenemez.Belirli aralıklar ile eşinden boşanmak istediği için, sokakta yalnız yürüdüğü için, kıyafeti tahrik ettiği için, sevgili olmak istemediği için hayatlarına son verilen kadınların ölüm haberlerini öğrenmekteyiz.Öğrenilen zamanda toplumun belirli bir kısmı tarafından tepki gösteriliyor ve sonrasında hayat kaldığı yerden devam ediyor.

Peki kadına verilmesi gereken değer neden bilinmiyor? İşlenilen cezalarda suçların yaptırımının olmadığını söyler dururuz.Oysa ki mühim olan o raddeye gelmeden engelleyebilmektir.Yani gereken eğitimi aile içerisinde vermektir.Anneler ve babalar erkek çocuklarını yetiştirirken kadınların ne kadar değerli olduğunu anlatmalı ve bizzat örnek olarak göstermelidir.Sen büyüyünce çok canlar yakarsın demek yerine benim oğlum asla can yakmaz demeyi bilmeli.Yani toplum olarak silkelenip kendimizi sarsmalıyız.

Kadınları anlama kılavuzu, kadınlar ne ister gibi bir sürü makaleler bulmak mümkün.Ne yaparsanız yapın kadınları memnun etmek mümkün değildir diye kocaman bir ön yargı mevcuttur. Aslında kadınları mutlu etmek son derece kolaydır.Saygı, sevgi ile birlikte tamamlandığı zaman aşılamayacak durum yoktur.Kadınları kucak dolusu çiçek buketleri, pahalı hediyeler mutlu etmez.Kadınları sımsıcak içten bir sarılma, saçının okşanması, kararlarına saygı duyulması mutlu eder mesela.Görüldüğü üzere kolay ve değerli şeyler mutlu etmektedir.

Peki kadınlara yüklenen görevler nelerdir ve neden yüklenmektedir? Her gün yemek hazırlamak, ütüsüz çamaşır bırakmamak, evlenmek, çocuk doğurmak…Bunlar kadınlara bir görev olarak yüklenmektedir.Fakat bunlar kadınların bir ikramı ve seçimidir.Sevip sevilmediği bir evlilik yapmak sadece elalem ne der diye yapmak zorunda bırakılmak, mutsuz evliliklere gebedir.Oysa ki bu hayat bir tanedir ve oda sadece herkese aittir.Hayatta olduğumuz sürece her an özeldir ve değerini bilmek gerekir.

Pembe renginden sıyrılmış mavi renkli kadınlar, bu dünyanın en güzel yüzüdür.Hayatın içinden kadını alında geriye ne kalırdı?Renksiz, mutsuz ve umutsuz bir dünya…Kadınlara gereken değerin verildiği bir toplumda yaşamak dileği ile…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

* Copy This Password *

* Type Or Paste Password Here *